Kendiniz İçin En Uygun Psikoterapisti Nasıl Seçersiniz?

Güvenebileceğiniz ve birlikte çalışabileceğiniz psikoterapisti bulabilmek oldukça önem taşımaktadır. Psikoterapi ya da diğer bir ifadeyle psikolojik danışmanlık danışan ve danışman arasında yürütülen profesyonel bir ilişki sürecidir. Bu nedenle kimi zaman yaşamınızda sizi ciddi anlamda zorlayan sorunlarınıza, sıkıntılarınıza kimi zaman ise gündelik problemlerinize çözüm bulmak için başvurduğunuz bu süreci uygun psikoterapistle sürdürmek süreci sizin için daha faydalı kılacaktır. Peki “uygunluk” derken neyi kastediyoruz. Bir psikoterapistin bizim için uygun olup olmadığını nasıl anlarız? Bu konuda dikkat etmemiz gereken bazı kriterler var.

Uzman Ruh Sağlığı Alanında Eğitim Almış Olmalıdır

Psikoterapistinizin ruh sağlığı alanına yönelik (psikoloji, psikolojik danışmanlık, psikiyatri gibi) lisans ve yüksek lisans eğitimlerinin olması gerekmektedir. Psikoterapi yapabilmek için lisans ve yüksek lisans eğitiminin yanı sıra psikoterapi ekollerinden bir ya da bir kaçında (eklektik çalışanlar için) uzmanı danışan görmeye yetkin hale getirecek eğitimlerin alınmış olması gerekmektedir. Ruh sağlığı alanında eğitim almamış herhangi bir kişinin almış olduğu kısa süreli eğitimlerle bu süreci yürütmesi mümkün değildir. Danışana ve kendisine zarar verme olasılığı yüksektir. Uzmanların psikoterapi sürecini yürütmek için bağlı olduğu psikoterapi türü/ekolü farklı olabilir. Psikoterapi süreci başlamadan önce psikoterapistler hangi yaklaşımı kullandıkları konusunda da danışana açıklamalarda bulunup danışanın işbirliği ile süreci yürütürler. Her yaklaşım her danışana uygun gelmeyebilir. Bu nedenle o uzmanın sunduğu psikoterapi türünün de yine size uygun olup olmadığını değerlendirmeniz gerekmektedir. Uzman mesleğini icraa ederken süpervizyon alarak yani daha tecrübeli bir hocasından ya da meslektaşından yönlendirme alarak kendi gelişimine katkı sağlar ve böylece mesleğine karşı sorumluluğunu yerine getirmiş olur.

Psikoterapist Kendi Psikoterapi Sürecinden Geçmelidir

Psikoterapistlerin kendi psikoterapi süreçlerinden geçmeleri, danışan koltuğuna oturarak bunu deneyimlemeleri meslek adına önem taşımaktadır. Çünkü diğer kişilerin içsel yolculuğunda onlara eşlik edebilmek için önce kendi içimizde de yol alabilmeliyiz. Bu nedenle böyle bir süreci deneyimlemiş olmak psikoterapistin mesleki sorumluluklarından bir diğeridir.

Koşulsuz Kabul ve Kültüre Duyarlı Yaklaşım Esastır

Psikoterapist danışanların dini, dili, etnik kökeni, cinsiyeti, cinsel yönelimi, politik görüşü, değer yargıları ne olursa olsun yargılamalarda bulunamaz. Bu farklılıkların psikoterapi sürecini olumsuz yönde etkilemesine izin verecek bir tutum geliştiremez. O kişinin yetiştiği kültür ve içinde bulunduğu koşulları dikkate alarak süreci yürütmekle yükümlüdür. Kendi yorum ve bakış açısını, değer yargılarını terapi odasının dışında tutmalıdır. Ayrıca danışanları bu farklılıkları nedeniyle değiştirmeye çalışıyor ve sosyal etki gücünü kullanarak farklı bir yöne çekmeye farklı bir görüşe inandırmaya çalışmamalıdır. Psikoterapi sürecinde empatik iletişim ve koşulsuz kabul esastır. Eğer psikoterapi sürecinde yargılandığınızı ya da psikoterapistin kendi doğrularına sizi inandırmaya çalıştığını hissediyorsanız doğru yerde olup olmadığınızı gözden geçirmekte fayda var.

Terapötik İşbirliği

Birlikte çalışacağınız uzman tarafından anlaşıldığınızı ya da bağ kurabildiğinizi hissetmiyorsanız o uzmanla devam edip etmeyeceğinizi yine gözden geçirmenizde fayda var. Çünkü psikoterapi sürecinde gelişim sağlamak için danışan ile danışman arasındaki işbirliği çok önemlidir. Eğer böyle bir iş birliği sağlayabileceğinizi düşünmüyorsanız bunu danışmanınızla paylaşmalısınız. O kişiye güven duyabilmeniz oldukça önem taşır. Kendinize şu soruları sorabilirsiniz. Ben bu kişiye yaşamımdaki özel ve gizli tuttuğum şeyleri açabilir miyim? Ne kadar paylaşımda bulunabilirim? Bana karşı yaklaşımından hoşnut muyum? Onunla kendimi güvende hissediyor muyum, bu kişiye günebilir miyim? Sizi rahatsız eden durumları ya da kafanızdaki soru işaretlerini psikoterapistinize aktardığınızda bu konular üzerinde de birlikte çalışabiliyor olmanız gerekmektedir. Eğer böyle hissetmiyorsanız, o uzmanla yürüteceğiniz psikoterapi sürecinin size fayda getireceğini düşünmüyorsanız bu sürece o kişiyle devam edip etmeyeceğinizi gözden geçirmeniz gerekir.

Sınırların Olması ve Gizliliğin Korunması Gerekir

Psikoterapi sürecindeki ilişki profesyonel bir ilişki olduğundan seans içinde ve dışında bazı sınırlar mevcuttur. Bu sınırlar danışanı korur ve psikoterapi sürecinin sağlıklı yürütülmesini sağlar. Psikoterapistler danışanlarıyla sosyal hayatları içindeki aile bireyleri, arkadaşları ile kurdukları türden bir ilişki kuramazlar. Yani seans dışında danışanlarıyla sosyal ilişkisini yürütemezler. Aksi takdirde bu ilişki arkadaşlık ilişkisine dönüşerek biçim değiştirir ve objektifliğini yitirir. Bu nedenle psikoterapistle mesleki etik ilkeler gereği sınırlara sadık kalmakla yükümlüdür. Ayrıca psikolojik danışmanlar danışanları ile herhangi bir romantik ilişki içerisine giremezler ya da danışanları ile cinsel ilişkide bulunamazlar. Danışanın gizliliğini korumak ve paylaştıklarını diğer kişilerle paylaşmamak psikoterapistin görevidir. Bu gizlilik yalnızca danışanın kendine zarar vermesi (intihar vb) ya da bir başkasına zarar vermesi halinde bozulmaktadır. Psikoterapistler mesleki etik ilkeleri yüksek bir bilinçle takip ederek etik ihlallerden kaçınmalıdırlar. Psikoterapi sürecinde tüm bunları aksi gerçekleşiyorsa ciddi etik ihlaller, ihmaller ve mesleğin kötüye kullanılması durumları söz konusu olabilir. Mutlaka dikkate alınmalı ve o uzmanla çalışıp çalışmama durumu gözden geçirilmelidir.

Güvene dayalı, samimi ve koşulsuz kabul eden bir ilişki ve empatik bir iletişim ve sağlıklı yürütülen bir süreç ile psikolojik danışmanlık süreci bireylerin kendilerini daha iyi tanımaları, büyümeleri ve gelişmeleri için muhteşem bir fırsattır. Yeter ki doğru kişileri ve doğru uygulamaları seçmiş olduğumuzdan emin olalım.

 

Sibel Zeynep Taşkın
Uzman Psikolog

Kodlama Dersi Neden Önemli?

Kodlama Dersi Neden Önemli?

Dünya’da Endüstri 4.0 olarak isimlendirilen diğer adıyla 4. sanayi devriminin gerçekleştiği bugünlerde ülkeler eğitim programlarına STEM çalışmalarını entegre etmektedirler. Science (Fen), Techonology (Teknoloji), Engineering (Mühendislik) ve Mathema

Devamı
Kendiniz İçin En Uygun Psikoterapisti Nasıl Seçersiniz?

Kendiniz İçin En Uygun Psikoterapisti Nasıl Seçersiniz?

Güvenebileceğiniz ve birlikte çalışabileceğiniz psikoterapisti bulabilmek oldukça önem taşımaktadır. Psikoterapi ya da diğer bir ifadeyle psikolojik danışmanlık danışan ve danışman arasında yürütülen profesyonel bir ilişki sürecidir. Bu nedenle kimi

Devamı
Öğretmen Seçiminde Nelere Dikkat Edilmesi Gereklidir?

Öğretmen Seçiminde Nelere Dikkat Edilmesi Gereklidir?

Türkiye’de eğitim sistemi zaman zaman değişiklik gösteren bir hal almıştır. Milli Eğitim bakanlığı 2005 yılında yapılandırmacı yaklaşımı temele alan öğrenci merkezli ve öğretmenin rehber olduğu sisteme geçiş sağlanmıştır.

Devamı